13 Şubat 2011 Pazar

yaz gelsin de terleyelim diyen tipleri anlamıyorum

kaç gündür hava sıcacık. ben bir kış insanıyım ve hala yağmurlu ve karlı günler yaşamadığımıza lanet ediyorum. nerde yağmur nerde soğuk hava? beremizi atkımızı takıp yürümek nerde? donup eve girince bir oh çekmek nerde?
mart senden ümtliyim. her sene olduğu gibi bu senede bizi donduracaksın biliyorum, hadi bakalım hoppa

30 Ocak 2011 Pazar

cancancanmiliscan !!!

ahah öncelikle belirteyim gözde ile tuğçe kişileri blog olayına girmiş ,burası ne işe yarıyo arkadaşım!

neyse yea meliçiğim;

Biliyosun ki doğumgününü tee 2 gün önceden ilk ben kutladım .(hani hediye verdi,m sana ,sen de çok sevindin,çok mutlu oldun,yatağına rahat tahat gittin.niye ? çünkü tavla oyununu sana verdim asdklf.ahahah şaka şaka şanslısıjn kızım 5-5 seni çok seviyo bunu biliyosun.
yeaa tavla ,dama hikaye tek miliscan şahane diyip ,iyi ki dğomuşsunnn miliscana bağlamalıyım.Olm cidden bak iyi ki tanışmışız buralara gelmişiniz az vakit de olsa gezip tozup eğlenmişiz ,daha da az da olsa 3-5 kare içinde anımızı ölümsüzleştirmişiz.Ahah amann nasıl olsa seneye burada olcan bi ton yapmıs olduğumuz planları faaliyete dökücez zaten .d waitliyoruz kızım.
Çokcana sever ederim öperim yeni yaşının sağlık mutluluk ve güzellikler getirmesi ile,iyi i doğdun cancanmiliscanım!

11 Ocak 2011 Salı

süs




albümün başlarını dinlerken gayet uslu uslu yerinde oturan şapkalı şekerlik Noah sonlara doğru kendine sarışın kahküllü ablasını örnek alıyor; gelsin çikolatalar gitsin üzümler. büyümüş de küçülmüş hepsi.

10 Ocak 2011 Pazartesi

kırmızı başlık.

birbirimizin yazılarını değiştirebiliyoruz. bu demek oluyor ki birbirimizi rezil edebiliriz. arkadaş arkadaşı rezil de eder, vezir de.

7 Aralık 2010 Salı

Şemsiye istiyorum

Trabzon'a gelirken bana "Orada hep yağmur yağar, Londra gibi yerdir valla." dediler çok sevindim. Aralık ayındayız, bu kışın dördüncü yağmuru bugün yağdı. Hava soğudu diye mont giy hele bir sen, hele bir dene! Biraz yürüdükten sonra "Nerede benim yarım kollu tişörtlerim?!" diye bağıracaksın gör bak.

Neden?


Çünkü burada nem var ya, ondan.

8 Kasım 2010 Pazartesi

n'oluyor?

*

canlarım benim n'oluyor size? ne bu rezillik, ne? az kalsın kasımpaşa'ya ilk galibiyetini verecektiniz.ayrıca hakemciğim sözüm sana. o golü neye dayanarak vermedin bilmiyorum. faul desen alakası yok, ofsayt mı verdin ne verdin anlamış değilim. gerçi bjk'nin 90 dk varlık gösteremememesi de kabul edilecek bir durum değil. bazen iyi ki yenildik diyorum, reva bize. aferin gençler böyle devam(!)

*

canım benim tekrar döndü sahalara. kim ne derse desin seviyorum ben Q7'yi!

*

iverson geldi iverson geldi! çarşı hemen tezahürat üretmiş kendisine. ufak çaplı bi pohpohlama show yaptılar. hadi bakalım yakında akatlara gideriz izlemeye. sinan erdem'e geçme işi vardı ne oldu ona bak, aklıma geldi birden. umarım olur o iş.

------

kendi kendime yazmayı sevmiyorum gençler, bilmem anlatabildim mi?

7 Kasım 2010 Pazar

bir pazar günü



ilk olarak sabah saatlerinde japonya türkiye maçını izledim. resmen berbat oynadık bugün japonya karşısında. bir ruhsuzluk, bir zaten maçı alamayız hissi. bana bile yansıdı o kötü hava düşünün artık nasıldı maç atmosferi. sonuç olarak setlerde fark yiyerek (bir ara 10-2 diye bi sayı farkı olmuştu daha setin başında.) dünya kupasında ki bir üst tura çıkma şansımızı yitirdik.

dip not: şu japonların "hii yaaa yii yoo" gibi çıkardıkları sesler resmen felaket.

----



sonra efes-tofaş maçını izledim günün ilerleyen saatlerinde.
maça dair ilk şok kadroda nachbar'ın olmayışıydı!!! beyimiz sakatlanmış, tribünde oturuyordu. hangi ara sakatlandı bilmiyorum umarım ciddi birşey değildir. panathinaikos maçında görmek istiyorum kendisini. [bir kaç dakika sonra gelen edit: "BokiNachbar: Hey tweets, I just have sore knee. Nothing to worry about. I continue with practice tomorrow. Big week coming up!!!!!!!" yazmış twitterına. ohh sevindim! bu adama dair en sevdiğim özelliklerden biri twitter'ı sayesinde ne yaptığından haberdar olabilmem:D ahah neyse şimdi konumuz o değil.]
efes resmen perişanları oynadı bugün. vişne her zaman ki gibi rezildi. ender'de girdiği anlarda pek etkili olamadı gerçi. ayrıca saç sakal karışmış ender'in. psikolojik bunalıma mı girdi n'oldu, bırakmış kendini resmen. günün tek iyi oyuncusu roberts'dı. o da serbest atışlarda kötüydü ama olsun. neyse sonuç olarak tofaş'ın da hiç bir üstünlük sergileyememesiyle 53-66 kazandık.
perşembe günü ne yapacağız acaba merakla bekliyorum.

---

akşama da ts-gs maçı var. az da olsa bakacağım, umarım berabere biter.

---

evet gerçek dünya nerde kalmıştık?
yarına 2 tane sınavım var. daha çalışmadım maç izlemekten. hadi şansım yanımda olsun da sorular birazdan çalışacaklarımdan çıksın. şans dileyin bana, görüşürüz.

Fenerbahçe 4 eskişehir 2 . 4+2= 6 Kasım.

ahah başlıkla alakasız olacak ama benim büyük bi sorunum var.Sürekli acıkıyorum,birşeyler yemeden duramıyorum . Bugün mese akşam yemeği yedim sonra meyve yedim sonrasında çay kraker atısştırdım,Tv basına geçtikten sonra yeme hislerim azmaya devam etti gittim tost yaptım sonrasında çokokremi aldım dolaptan kaşıkladım,ama durmak bilmeyen açlığım yüzünden çıktım pringles aldım şuanda yiyorum mesela.Bu kadar yaa .heammşireğğaaa

Ben bi hata yaptım.

6 Kasım 2010 Cumartesi

şimdi sırada voleybol var




gençler sırbistan'ı da yendik 3-0. ki ben bu maçı yenmemize ihtimal vermiyordum. şimdi sırada japonya var. bakalım ev sahibi ülke ile nasıl bir maç yapacağız?

saçma bi dip not: erkek olsam neslihan sana aşık olurdum.
gereksiz diğer not: gözdecim bu maçı izleyebilseydik keşke. maja'yı incelemek için iyi bir fırsattı. neyse, ohh iyi oldu yendikkk

e oha ama

bu kadar da gözümüze sokmayın. pes.
aa sonunda benden başka biri temayı değiştirdi.
ve sonunda basketbol dışında bir şey yazılmış.
şaşırdım.
bu kadar.

5 Kasım 2010 Cuma

hmm

linke basın haberi okuyun. bakınız

tek iyi yan sanırım sbs'nin kaldırılacak olması.

takip takip.

tayyip tayyip der gibi oldu ama aldırmayın. yan tarafa izleyici paneli koydum. güle güle paylaşalım, yayalım, izleyelim.

4 Kasım 2010 Perşembe



Olum bildiğin basketbolbloggerları olmuşunuz mağğdem o halde bunu da yayalım ,essahtan çok sevindim çünkü.

Turkish Airlines Euroleague'de NTV Spor'dan canlı yayınlanan maçta Fenerbahçe Ülker, geçtiğimiz sezonun Euroleague şampiyonu Regal Barcelona'yı 69-61 yenmeyi başardı.

31 Ekim 2010 Pazar

slovenija!



şu alttaki dünya kupası listesine baktım da şu anda ben yapsam kesinlikle içinde bir kaç sloven daha yer bulurdu. bu slovenya kadar hem iyi basket oynayan hem de sevimli bir ülke takımı yok. şu üstte gördüğünüz fotoğraftaki şahıs da sevgili bokiciğimizin kardeşi (öhöm pardon bro'su). dünya kupasında ki en güzel seyirci topluluğu kendileri değil miydi ya. bu artı yönler yüzünden gözde ile beraber slovenya'ya gitme hayalimiz de var. etrafta o kadar şeker insan varken hayat daha güzel olmaz mı?

ayrıca şu antrenman fotolarına ölüyoruz.


ön sıradaki üçlü sizi yerim.







ve son olarak toplu bir fotoğrafınızı alalım.



ayrıca blog sayemizde basketbol fanatizmini en üst seviyede yaşıyor ahah.

ay neyse yeter. bu bloga yazı yazmak ne güç işmiş hatırladım. bu yüzden zor uğruyorum buralara. hadi öperim muah.

15 Ekim 2010 Cuma

bunu yazmam lazımdı.




gençler beyaz show'a falan çıkıyormuşsunuz. ne iş? maçınız yok mu sizin cumartesi günü? olmaz ki ama. ne işiniz var sizin orda evladım?

not: burası basketbol ile alakalı ama aslında alakasız şeylerle doldu. farkındayız.

14 Ekim 2010 Perşembe

nerdesiniz?

sevgili gençler yine kaybolduk bakıyorum. hergün facebook'ta saçma sapan bir dolu şeye bakarken zaman harcıyoruz da şuraya bir iki birşey yazamıyoruz, pes bize.

12 Eylül 2010 Pazar

sen de mi sevimlisin yavrum?

eheheh listeye yeni isim ekliyorum. 1. sırada elbette ki nachbar var ama bu sevimli adamı da gözden kaçırmamak gerekir.

Simas Jasaitis



burdan öpücükler möpücükler